Bilim

  • 03 May

    Enerji ve Hayat

    Prof. Dr. Ayhan Songar

    Bundan tam 1017 saniye önce bu kainat, bir elektron bulutundan ibaretti. Sonra “olmazlar” “oldu”, bugün bildiğimiz bütün termodinamik prensipler tersine işledi, bu zerreler yer yer toplanıp bir araya geldi, yıldızlar, onların etrafında gezegenler teşekkül etti.

  • 16 Nis

    Unutmanın Kitabı

    Douwe Draaisma

    Kitap özetleri kaçınılmaz bir şekilde benim ilgi alanlarım ile sınırlanmakta. Bu da pek çok kişinin okuma ve / veya öğrenme öncelikleri ile çelişmekte. Bunun bilincindeyim. Üzgünüm. Sırf bu nedenle pek çok genç dostum bırakın okumayı özetlere bir göz atmak zahmetine bile katlanmıyor.

    Artık teselliyi hiç ümit etmediğim zamanlarda gelen tepkilerde arıyorum.

    Yurdun son derece bana yabancı yörelerinden son zamanlarda bir telefon veya bir mail ile yüreklendirici çok güzel sözler geliyor. Mutlu oluyorum.

    Bu arada hayat akıp gidiyor. Özetleri takip eden DOSTLARIM, son yıllarda artan bir şekilde kâinatın, insan türünün orijininin ve de beynimizin sırlarına merak sardığımın farkındalar.

    Douwe Draaisma bu alanda uluslararası bir şöhrete ulaşmış bir Hollandalı. Her iki kitap da1 ilginç. Bir solukta okunuyor.

    En içten sevgi ve saygılarımla,
    Uğur Yüce

    (1) Yaşlandıkça Hayat Neden Çabuk Geçer 

    Kitap hakkında daha fazla bilgi için: Yapı Kredi Yayınları

    By admin Bilim Psikoloji
  • 16 Nis

    Darwin’in Kara Kutusu

    Michael J. Behe

    Arka bahçenizde 4 ft. genişliğinde bir yarık açıldığını düşünün, boyutları iki yöne de gidiyor ve komşunuzun bahçesini sizinkinden ayırıyor. Eğer bir gün komşunuza kendi bahçenizde rastlarsanız ve oraya nasıl girdiğini sorarsanız, “kuyunun üzerinden atladım” gibi bir cevaptan şüphe etmemeniz gerekir.

    By admin Bilim Felsefe
  • 17 Mar

    Tüfek Mikrop ve Çelik

    Jared Diamond

    MS 1500’lü yıllarda Avrupalı sömürgeciler dünyaya yayılmaya başlarken farklı kıtalardaki halklar arasında teknoloji ve siyasal örgütlenme bakımından büyük farklılıkların bulunduğu anlaşılmıştır. Son buzul çağının sonuna (MÖ 11.000) kadar bütün kıtalardaki bütün halklar avcılık ve toplayıcılık ile geçiniyorlardı. MÖ 11.000- MS 1500 yılları arasında farklı anakaralardaki farklı halklar farklı hızda gelişim göstermiştir. Avustralya ve Amerika yerlileri avcı ve toplayıcı iken, Avrasya halklarının büyük bölümü ile Güney Amerika ve Sahra’nın güneyinde yaşayan halklar tarım, hayvancılık, metal işleme teknolojisi, karmaşık siyasal örgütlenme becerilerini geliştirmişlerdir. Avrasya da yaşayan kabilelerin ekonomik ve sosyal alanı düzenleme biçimleri (yazı, bronz alet yapımı, taş yontma yöntemleri vb) diğer bölgelerdeki halkalara göre tarihsel olarak çok erken evrede gerçekleşmiştir.

    Bu kitap şu soruya cevap aramaktadır: “İnsanlar neden farklı kıtalarda farklı hızda gelişti?”

    Tarihin seyrini bu hız farklılıkları (tarihsel yörünge farklılıkları) oluşturur ve kitap da bu farklılıkların günümüze yansımalarını, bu mirasın özellikle Avrupalı olmayan halklar arasındaki karşılıklı etkileşimlerini incelemeyi amaçlamaktadır. Yazar, insan topluluklarındaki coğrafi farklılıkları inceleme amacını ; belirli bir insan topluluğunu bir başkasıyla karşılaştırıp onu göklere çıkarmak değil, yalnızca tarihte nelerin olup bittiğini anlama çabası olarak belirtmektedir.

    By admin Bilim
  • 16 Mar

    Hakikat – Ali H. Üstay

    ALİ H. ÜSTAY

     

    Değerli Dostum,

    Yıllardır, merak ediyorum, düşünüyorum, araştırıyorum. Varoluşta, neler oldu, neler oluyor, sonra neler olacak diye?
    Gördüm ki, insanoğlu bir türlü rahat değil, hep kavga ediyor. Nedenini düşündüm, herkesin kendi doğrusunu gerçek gördüğünü, onu savunduğunu gördüm.

    Bazen bu savunmanın, ölümü bile göze alacak boyutlara gittiğini, Adem’in oğullarından başlayıp, Haçlı seferlerinden Taliban’a, intihar timlerine ulaşabildiğini gördüm. Fikir ayrılıklarının, menfaat çatışmalarına, silahlı çatışmalara ulaşabildiğini gördüm.
    Taraflar oluştuğunu, bölücülüğün kol gezdiğini, herkesin ayrı doğruları olduğunu, üstelik esasların yerine şekilciliğin sevgi ve hoşgörü yerine öfke ve bağnazlığın, geçebildiğini gördüm. Aklımızı öne çıkarıp, sevgiyi geri planda bıraktığımızı gördüm.
    Analitik eğitim almış olmam, mühendis olmam nedeni ile, işin aslı nedir diye, bilimsel yoldan olayı anlamaya çalıştım.
    Birçok, birbirine ters, ancak hepsi de gerçek çıktı ortaya! Aradığım hakikati bulamadım. Sonra bilimsel olmayan yoldan medet umdum. O, inanılmaz çıktı. Hatta inanılmazın da inanılmazı, … Muhteşem!

    Bilimsel olarak gelinen yere bakınca, bilim ile izah edilemeyen müthiş bir hakikatin bilimi de içine aldığını gördüm.
    Yetmişime yaklaşırken, gelebildiğim noktadan özet görüşlerim ile bazı düşüncelerimi ve lütfedilen bir işareti sizlerle paylaşmak istedim.

    Saygılarımla,
    Ali H.ÜSTAY

    ​Ekler:
    1)Bilimsel özet
    2)Bilimsel olmayan özet
    3)Bazı düş ünceler…Gerçekler ile hakikat aynı şey midir?
    4)Bilgi hakkında bazı düşünceler
    5)Avcılık merakım, Hakikat avcılığ ına dönüşüyor!
    6)“Bilimsel değilse, inanmam” diyenlere selam olsun!
    7)Bilimsel uyanışlar – Hayaller
    8)Neler olacak? (Bilimsel ve bilimsel olmayan)
    9)Sözün özü
    10)Bir işaret var

  • 23 Şub

    21. Yüzyılın Anlamı

    James Martin

    İnsanlık bir dönüm noktasında. Tarih boyunca eşi görülmemiş boyutta muazzam bir dönüşüm, bir geçiş dönemine girmiş bulunmaktayız. İnsan türü aşırılık çağında son sürat ilerlemekte. Bir yanda aşırı zenginlik, bir yanda aşırı fakirlik; teknolojide, silahlanmada, küreselleşmede aşırı uçlar. Eğer insan türünün devam etmesini istiyorsak tüm bunlarla nasıl başa çıkacağımızı öğrenmemiz gerekiyor. Baş döndürücü teknolojik gelişmeleri hızla büyüyen nüfusu desteklemek için kullanmanın yollarını bulabilirsek bizi harika bir gelecek bekliyor ancak bunu başaramazsak yeni bir Karanlık Çağ başlatabiliriz.

    Zeka ve teknolojinin dünyayı mahvetmek yerine dönüştürmek için kullanılması gerektiğini vurgulayan yazar, teknolojinin hayatımıza olan etkisi üzerine çalışmalar yapan dünyaca ünlü bir uzmandır. Dünya çapında doğum kontrolünden, eko sistemin onarılmasına; nanoteknoloji gelişmelerine kadar geniş kapsamlı sorunlara etkileyici, akla yatkın ve olanaklı çözümler sunan yazara göre önemli olan beka kabiliyeti yani kalımlılıktır. Günümüzün tahammül edilmez ve savunması imkansız çürük gidişatından uzaklaşıp salıverdiğimiz muhtelif güçleri kontrol altına almayı öğrenmemiz gerekmektedir. Araştırma, bilim, ekonomi ve sosyal politika uzmanlarıyla kapsamlı görüşmeler yaparak hazırladığı bu kitap değişim yönünde bir seferberlik ve kavrama manifestosudur.

    By admin Bilim Futuroloji
  • 19 Şub

    Ruhsal Makineler Çağı

    Ray Kurzweil

    ZORLU BİR GÖRÜNÜM

    İnsan doğasındaki bir ikilem, insanın problem çözmeyi sevmesi, ama tüm problemlerin çözülmesini istememesidir. Problemlere, çözümlerinden daha çok bağlıyız. Örneğin ölümü ele alalım. Ölümü trajik bir olay olarak ele alır, önlemek veya geciktirmek için çok büyük bir çaba harcarız. Oysa ki ölüm olmasa yaşamın anlamı da olmazdı. Zamanı değerli kılan ölümdür.

    Yirmibirinci yüzyıl içinde, insanoğlu artık dünyanın en zeki veya en yetenekli varlığı olma özelliğini yitirecektir. Bu durumda bir çok felsefi konu ortaya çıkacaktır. Bilgisayarlar düşünmekte midir, yoksa sadece işlem mi yapmaktadır? İnsan beyni fizik kurallarını izlemektedir, daha karmaşık bir yapı olsa da makine de aynı kuralları izliyor olmalıdır. İnsan düşüncesi ile makine düşüncesi arasında doğuştan gelen bir fark var mıdır? Bilgisayarlar insan beyni kadar karmaşık olunca onları bilinçli sayacak mıyız?

    By admin Bilim Futuroloji
  • 08 Şub

    Vizyonlar

    Michio Kaku

    Üç yüz yıl önce Isaac Newton şöyle yazmıştı: “Ben kumsalda çakıl taşlarıyla oynarken gerçeğin engin okyanusu önümde uzanıyordu”.
    Newton okyanusu incelerken doğa yasaları gizem, hayret ve batıl inançların delinmez örtüsüne sarılıydı. Bildiğimiz anlamda bilim mevcut değildi. İnsanlar okuma-yazma bilmeden en ağır ve sağlıksız koşullarda yaşıyor, çoğu 30’unu görmeden ölüyordu.

    Ancak Newton ve diğer bilim adamlarının adımları muhteşem bir olaylar zincirinin tetiğini çekti. Toplum köklü bir transformasyona uğradı. Newton’un mekanikteki buluşları güçlü makinelere ve daha sonra buhar makinesinin icadına yol açtı. Böylece tarım toplumunun yerini sanayi toplumuna bırakmasıyla yeryüzünün şekli değişti. Fabrikalar birbirini izledi. Ticaret canlandı. Demiryolları kıtaları birbirine açtı.

    19. yüzyıla gelindiğinde yoğun bir bilimsel buluşlar dönemi başlamıştı. Bilim ve tıpta kaydedilen gelişmeler insanların yoksulluk ve cehalet batağından kurtulmasına, yaşantılarını zenginleştirmesine, bilgiyle donanmasına ve gözlerinin açılmasına yardım ederek Avrupa’daki feodal hanedanların, krallıkların ve imparatorlukların yıkılma sürecini başlattı.

    20. yüzyılın sonuna gelindiğinde bilim atomun sırrını çözmüş, yaşam molekülünü görmüş ve bilgisayarı yaratmıştı. Quantum devrimi, DNA devrimi ve bilgisayar devrimi sayesinde gerçekleştirilen bu üç temel buluşla maddenin, hayatın ve matematiğin esasları nihayet çözümlenmişti.

    By admin Bilim Futuroloji
1 3 4 5 6